PTT Genel Müdürlüğü’nün Mersin’de uyguladığı sürgün politikasına KESK’e bağlı Haber – Sen’den tepki geldi! Mersin’de yürütülen ‘soruşturma’ bahane edilerek; dosyanın ne sanığı ne de tanığı olan 3 emekçinin sürgünü, haksız ve hukuksuz olduğu gerekçesiyle protesto edildi!
HEDİYE EROĞLU
KESK’e bağlı Haber-Sen 8 Nolu Şubesi üyeleri, PTT’de çalışan emekçilere yönelik sürgün uygulamalarına tepkiler sürüyor. Sabah saatlerinde Mersin Üniversitesi Yenişehir Kümpüsü yanındaki PTT Müdürlüğü önünde biraya gelen sendika üyeleri, PTT Genel Müdürlüğü’nün Mersin’de yürütülen ‘soruşturma’ bahane edilerek; dosyanın ne sanığı ne de tanığı olan 3 emekçinin sürgününü, haksız ve hukuksuz olduğu gerekçesiyle protesto etti.
SÜRGÜN İLKELDİR, ÇAĞDIŞIDIR, İNSANLIK SUÇUDUR!
Eylemde ‘Sürgün ilkeldir, çağdışıdır, insanlık suçudur!’ başlıklı bir basın açıklaması yapan Sendika Şube Başkanı Musa Özdemir, “Bugün burada; bir haksızlığa, bir hukuksuzluğa ve açık bir sendikal ayrımcılığa karşı sesimizi yükseltmek için toplandık. PTT Genel Müdürlüğü’nün Mersin’de uyguladığı sürgün politikası; hukukla, vicdanla ve kamu yönetimi anlayışıyla bağdaşmamaktadır. Mersin’de yürütülen sözde ‘soruşturma’ bahane edilerek; dosyanın ne sanığı ne de tanığı olan 3 arkadaşımız haksız ve hukuksuz biçimde sürgüne gönderilmiştir.
“SUÇ İSNADI OLMAYAN İNSANLAR NEDEN YERLERİNDEN EDİLİYOR?”
Soruyoruz: Suç isnadı olmayan insanlar neden yerlerinden ediliyor? Soruşturmayla ilgisi olmayan emekçiler neden cezalandırılıyor? Bu bir idari tasarruf değildir! Bu açık bir cezalandırmadır! Bu bir gözdağıdır! Soruşturma sağlıklı yürütülmemiştir. Bu süreçte objektiflik yoktur. Bu süreçte eşitlik yoktur. Yürütülen Soruşturmanın öznesi dahi olmayan arkadaşlarımızın bu soruşturma bahanesiyle sürgün edilmeleri Kabul edilebilir bir durum değildir. Bu, masumiyet karinesinin ihlalidir. Bu, hukuk devleti ilkesinin çiğnenmesidir.
SENDİKAL AYRIMCILIK YAPILMIŞTIR.
Sürgün edilen arkadaşlarımız Haber-Sen ve Güven Haber-Sen üyesidir. Sendikal tercihleri üzerinden cezalandırılmışlardır. Bizler Mersin’deki PTT emekçileri olarak farklı sendikalara üye olsak da, farklı görüşlere sahip olsak da sendikal ayrım yapmadan bir aradayız. Sürgüne gönderilen arkadaşlarımızın yanındayız ve arkasındayız. Sendikal tercih suç değildir.
Sendikal kimlik cezalandırma gerekçesi olamaz. Anayasa sendika hakkını güvence altına almıştır. Hiç kimse sendikal kimliği nedeniyle sürgüne gönderilemez.
‘Aile yılı’ndan söz edenler bugün çalışanların ailelerini birbirinden koparmaktadır.
SÜRGÜN, AİLELERİ DE CEZALANDIRMAKTIR
Sürgün yalnızca üç kamu emekçisine uygulanmamıştır. Eşleri ve çocukları da fiilen sürgün edilmiştir. Bu kararlarla; Aile bütünlüğü zedelenmiştir, çocukların eğitim düzeni bozulmuştur, eşlerin çalışma ve sosyal yaşam hakları etkilenmiştir.
Sürgün; yalnızca yer değişikliği değildir. Ekonomik baskıdır. Psikolojik yıldırmadır. İnsan onuruna aykırı bir uygulamadır. Kamu emekçileri kamusal hizmetin asli unsurudur. Cezalandırılacak değil, hakları korunacak emekçilerdir.
BU KEYFİLİĞE BOYUN EĞMEYECEĞİZ
Kamu kurumları tarafsız olmak zorundadır. Ancak yaşanan süreç, takdir yetkisinin keyfiliğe dönüştüğünü göstermektedir. Bu anlayış çalışma barışını bozar. Bu anlayış kamu hizmetini zedeler. Bu anlayış hukuku aşındırır. Bir kez daha altını kalın harflerle çiziyoruz: PTT Genel Müdürlüğünün yapmış olduğu bu uygulama sürgündür. Bu uygulama sendikal ayrımcılıktır.
Bu uygulama hukuksuzdur” dedi.
TALEPLERİMİZ AÇIKTIR
Taleplerine de değinen Musa Özdemir, PTT Genel Müdürlüğü’ne seslenerek, “Sürgün kararları derhal iptal edilmelidir. Arkadaşlarımız eski görev yerlerine iade edilmelidir. Sendikal ayrımcılık uygulamalarına son verilmelidir. Hukuka ve anayasal güvencelere uygun bir süreç işletilmelidir. Sürgün kararları iptal edilene kadar tüm hukuki ve sendikal haklarımızı sonuna kadar kullanacağız. Hiç kimse örgütlü kamu emekçilerini sürgünle susturamaz. Hiç kimse anayasal haklarımızı fiilen ortadan kaldıramaz. Bizi sürgünle sindiremezsiniz! Baskıyla susturamazsınız! Emeğin onurunu savunmaya devam edeceğiz! Tüm emekçileri ve kamuoyunu bu hukuksuzluğa karşı dayanışmaya çağırıyoruz” diye konuştu.
